5 ELEMENT İLE DENGELEN - Made in Feng Shui
18078
post-template-default,single,single-post,postid-18078,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-9.3,wpb-js-composer js-comp-ver-4.12,vc_responsive

5 ELEMENT İLE DENGELEN

5 ELEMENT İLE DENGELEN

5 ELEMENT İLE DENGELEN

Bütün Çin metafizik dalları Taocu görüşe dayanmaktadır. Ve bu görüş 2 temel kavramı esas alır:  5 element teorisi  ve Yin Yang .

Yin yang zıt güçlerin sonsuz değişimini anlatmaktadır. Siyahın içindeki beyaz, beyaz içindeki siyah zıt güçlerin birbirine dönüşme potansiyelini anlatmaktadır. Evrende her şey zıttı ile var olur. Zıt güçler, evrende bir araya gelerek de enerjiyi oluştururlar.

Doğadaki her şey 5 elementten oluşur ve kendi içinde denge içindedir. İnsan da doğanın bir parçası, onun küçük ölçekteki birimidir.  Ve ancak doğayla uyumlu bir şekilde hayatını sürdürürse mutluluğu ve huzuru yakalayabilir…

Eski dönemlerden beri bu 5 element kavramı sadece, doğayı anlamak için değil, tıp, tarım, günlük yaşam, siyaset için de kullanılmıştır. Feng Shui, Çin Astrolojisi, Çin tıbbı, akupunktur, qi kong, tai chi gibi egzersizler de 5 element teorisine dayanır.

Çin Astrolojisinde kullandığımız 5 teorisi ve bu elementler arasındaki ilişki bizi tasvir eder. Bu sisteme Kaderin 4 sütünü da diyebiliriz. Çinliler kullandığı takvime Hisa takvimi, çitçi takvimi de denir. Bu takvim doğanın dönüşümü ile uyum içindedir. Bu takvimin özelliği zamanı belirten tüm birimlerin, saat, gün, ay ve yıl beş element ile ifade edilmesidir.

Sene, Ay, Gün ve Saat hanelerinden oluşan bu sistemde her sütun 2 element tarafından temsil edilir. Tüm Çin metafizik bilimlerinde olduğu gibi bu sistemin temelini de 5 element ve 12 hayvan sembolü oluşturur; Ateş, Toprak, Metal, Su ve Ağaç. Bu elementlerin arasında ilişki, bizi tasvir eder ve hayat yolculuğumuzda bize eşlik eder. Karakterimiz, yeteneklerimiz, potansiyelimiz, hayatımızdaki kişilerle ilişkilerimiz, güçlü ve zayıf yanlarımız, kariyerimiz kaderin 4 sütunundaki 8 elementin arasındaki ilişki ile yorumlanabilir.

Elementler arasındaki ilişki nasıl bir etkileşim içindedir, bir az da ondan bahsedelim.

Yapıcı, Yıkıcı ve Zayıflatıcı Döngü

Her bir element belli bir sıra içinde hareket eder ve kendisinden sonra gelen elemente hayat verir. Buna yapıcı denge denir. Ağaç, ateşi besler, çünkü ateşe atılan ağaç ateşin çoğalmasına sebep olur. Ateşin külleri toprağı yaratır. Toprak metale hayat verir, topraktan mineraller şeklinde metal çıkarılır. Metal sıvı haldeyken suya dönüşür, su da ağacı besler.

Elementlerin arasındaki akış yapıcı bir denge içinde olabileceği gibi, yıkıcı ya da zayıflatıcı denge içinde de olabilir. Yıkıcı dengede her bir elementin birbirini ters etkilemesi, ele geçirmesi söz konusudur. Bu da bir dengesizlik yaratabilir. Örneğin ateş metali eritir, metal ağacı keser, ağaç toprağa baskındır, onu tutar ve zayıflatır. Toprak suya hâkimdir, onu bulandırır ve çamur haline sokar. Su da ateşi söndürür.

Zayıflatıcı döngü yapıcı dengenin tam tersine işler, her bir element bir sonraki elemente hayat verirken zayıflamış olur. Ağaç ateşi beslerken kendisi tükenir, ateş toprağı oluştururken zayıflar. Toprak da aynı şekilde metali oluştururken tükenir. Metal suya kendi gücünden verir ve zayıflar. Su da ağacı beslerken etkisi zayıflar.

4 Sütun Analizi

Her insan doğum tarihine göre beş elementten bir tanesi tarafından yönetilir. Bu element sizin hakkınızdaki genel bilgiyi verir, temek karakter özelliklerini anlatır.

Kendimizi tanımak, geliştirmek anlamında zaman zaman farklı yollar deniyoruz. Kendini geliştirmenin en önemli basamağı   “kendini bilme” diyebiliriz. Kendinizi bilmeniz, daha iyi anlamanız ihtiyaçlarınızı belirlemeniz, yola bilinçli olarak çıkmanız açısından çok önemlidir. Kişisel astroloji haritanızın yorumu neticesinde kendi potansiyelinizi bilerek, isabetli adımlar atabilirsiniz. Hayatınızdaki sorunlar nedir, nerede engellenmiş hissediyorsunuz, bunun için neler yapmalısınız sorularına, haritanız yol gösterici olacak, ipuçlarını verecektir.

5 Element

Her bir elementin farklı enerjisi farklı özellikleri vardır. Mevsimler, duygularımız, renkler, kokular, tatlar, organlarımız hepsi farklı bir element tarafından temsil edilir.

TOPRAK

Toprak, bütün elementlerin temelidir. Yeryüzünde var olan her şey topraktan gelir, topraktan beslenir ve sonuçta yine toprağa dönerek onu besler. Mevsimler arasındaki geçiş dönemidir. Duygusu kaygıdır, toprak dengesizliğinde en belirgin ortaya çıkan durum kaygı halinin artmasıdır.

Toprak”, aynı Toprak ana gibi üzerine ekilen fidana cevap verir, büyütür, geliştirir. Toprak elementi yaşamdaki kaynaklarımızı temsil eder, ne verirseniz onu alırsınız. Bedenimizde ise besin maddelerinin yiyeceklerimizden yine bir çeşit hasat edilmesini ve sindirilmesini sağlayan mide, dalak ve pankreasa karşılık gelir.

Toprak elementine sahip kişilerin en başlıca özellikleri güven duyulacak kişiler olmasıdır. Enerjisi dengeli, güvenli ve destekleyicidir. Toprak insanı güvenli bir ortam yaratır. Besleyici ve cesaretlendirici sözleri ile etrafındakilere destek olur. İnsanları bir araya getirmeyi, bağlar kurmayı amaç edinmiştir. Ailenin ve toplumun merkezinde yer alır. Başkalarının ihtiyaçlarını anlamak ve bağ kurmak, olabildiğince destek olmak ister. Toprak insanları,  bir dağ gibi ayakları yere sağlam basan, sırtınızı yaslayabileceğiniz insanlardır. Bu güçlü duruş onları oldukça kararlı da yapar.

TOPRAK ELEMENTİ DENGESİZLİĞİNDE

Toprak insanı dengesizlik durumunda o kadar verici konuma geçebilir ki, çoğu zaman kendini unutur ve sürekli feda eder. Ya da tam tersi durumda, tanıyabileceğiniz en bencil insan haline dönüşebilir.

Toprak elementinin duygusu kaygı demiştik, dengesizlik halinde, sürekli endişe içinde olmak, olur olmaz her durumda kaygılanmak toprak insanlarında daha çok gözükür. Endişe, evham.. Bunların hepsi birbirini tetikler.

Toprak insanı çok fedakârdır evet ama bu onun da talepleri olmadığı anlamına gelmez. Dozunda bir alışverişte her iki taraf da mutlu olur ama eğer toprak insanı fedakârlığını abartmışsa, karşıdan gördüğü normal bir ilgi bile ona az gelir ve hep daha fazlasını ister.

TOPRAK ELEMENTİNİ «DENGE»LEMEK İÇİN

Toprak insanının düşüncelerini eyleme geçirmesi gerekir. Toprak insanı dengesini kaybettiğinde sürekli aynı şeyleri düşünüp durur. Endişe ettiği konu üzerinde bu kadar düşünmeyip bir noktada harekete geçmek,  kişiyi rahatlatacaktır.

Toprak dengesizliği, şükran duygusunun azalmasına sebep olabilir. Sürekli endişe hali içerisinde sahip olduklarının değerini unutabilir. En iyisi, zaman zaman güncelleyeceği bir liste yapmaktır.

Toprak insanı kendisiyle de ilgilenmelidir. Fedakâr olmak ve herkesin ihtiyaçlarını en ön sıraya koymak toprak insanını yorabilir. Kendi ihtiyaçlarını unutmamalı ve zaman zaman bencil olmalıdır.

Toprak insanı için aidiyet hissi önemlidir. Sadece aile için değil de toplumsal bağların oluşturulması için de çok yoğun çaba harcar (parti düzenleme, organizasyon yapma..) toplumun direği olmaya çalışır. Bu tarz ortamlar toprak insanına iyi gelecektir. (Dernekler, kulüpler..) Bir ideale bağlanmak ve bütünün yararına çalışmak iyi gelecektir.

Sağlıklı yeme alışkanlıkları kazanmalıdır. Başa çıkması gereken duygu, güvenlik, iç huzuru ve tatmin duymaktır.  Bunlar olmadığında da başvurduğu yöntem yemek yemektir. Bu konuda en çok zorlanan element toprak elementi olmuştur.

 METAL

Metal, Sonbaharın enerjisi, suyun besleyicisidir. Metal elementi, bırakıp koyuverme, gereksiz ve eski olanın serbest bırakılmasına karşılık gelir.

Yaz mevsimi bitmiş, serin ve insanı dinçleştiren hava demektir, sonbaharı temsil eder. Kuru bir havadır. İstenmeyenin uzaklaştırılması ile ilgilidir dedik, organlarda da kalın bağırsak tarafından temsil edilir. Rengi beyazdır, gridir… Duygusu hüzündür, metal insanları depresyona daha yakın insanlar olurlar.

Metal insanları hayatı yaklaşımlarında çoğu zaman kararlı adımlar atarlar. Bu kararlılık sert bir mizaç da çizer. Hayata karşı güçlü ve dirayetli durabilirler.

 Ne olursa olsun doğru olanı yapmak, güçsüzün yanında durmak, metal insanın en dikkat çekici özelliklerinden biridir. Toplumsal rollerde, kahraman gibi gördüğümüz birçok kişi metal insanıdır. Bazen küçük bir rol bazen büyük ama her zaman savunacak, peşinden koşacak bir amaç, kurtarılacak bir şey bulur kendine.

 Dışarıdan bakıldığında ulaşılmaz ve değerli hissettirir kendini. Duygularını çok fazla açığa vurmadığı için zayıf yönlerini belli etmezler. Disiplinli ve öz disiplinli, keskin tavırlı insanlardır. Bu mesafeli tavır, metal insanın yakından tanımayan birisi için farklı şekilde yorumlanabilir. Arzu ettiği her zaman bu olmayabilir, ama ulaşılmazlık kabuğunu çok kolay kıramaz.

 METAL ELEMENTİ DENGESİZLİĞİNDE

Depresyona en yakın elementlerden biri olduğu için. Metal dengesizliği onu dış dünyaya kayıtsız, ilgisiz yapacaktır. Her zaman kahramanca tavırlar sergileyen bu kişilik, birçok konu karşısında pasif kalabilir. Kendini değersizleştirebilir, bu da öz saygısını kaybetmesine sebep olur. İster istemez sergilediği ulaşılmaz tablo, dengesizlik halinde onu soğuk ve donuk bir kişi haline sokabilir.

METAL ELEMENTİNİ «DENGE»LEMEK İÇİN

Metal elementi akciğer tarafından temsil edilir. Doğada yürüyüş, doğru nefes egzersizleri metal elementini dengelemek için iyi bir yol olabilir.

Metal dengesizliğinde belki de birçok sorun mükemmelin peşinden koşmak yüzünden çıkmıştır. Kendini ve hayatı olduğu gibi kabul etmeye çalışıp, kendini dengelemeye çalışmalıdır. Kendisine saygı duymalı, Pişmanlığı bırakmalıdır.

Bedenini toksinlerden arındıran kalın bağırsağının sağlığına önem vermelidir.

SU

Su elementinin mevsimi kıştır. Artık havalar soğumaya, günler kısalmaya başlamıştır. Doğa uykuya geçmiştir.

Kışın her şey içeri çekilir. İnsanlar evlerine, bazı hayvanlar kış uykusuna, doğa da tekrar uyanmak üzere uykuya… Kış geri çekilme, kaynakları koruma, sessizleşme ve dinlenme, tefekkür etme zamanıdır. Büzüşme dönemi olmadan hiçbir şey büyüyemez ve genişleyemez. Kış döneminde yağacak yağmurlar ve kar doğayı temizleyecek, gelecek dönem için su depoları oluşturacaktır. Bundan sonra, herkes ilkbaharda başlayacak faaliyetler için enerji depolamaya başlar..

Su elementinin rengi siyah, şekli dalgalı, tadı ise tuzludur. Vücutta böbrekler, idrar torbası ve kulak ile ilişkilidir…

Su elementinin duygusu olan korku aslında hayat yolculuğunun bilinmezleri karşısında ayakta kalabilmek için duyulan korkudur. Kişinin bu yolda mücadelesi, arayışı ve bilgeliğidir. Korku, yaşamın engelleri arasında yol alırken tetikte olmamızı sağlar. Su; Yürüdüğü yolda önüne çıkan engellerin üstesinden gelir, yenilmez bir iradeye ve sabra sahiptir. Büyük resmi görür ve gidilen yolda değişiklikler yapmak gerekiyorsa esneklik göstererek duruma uyum sağlar. Her zaman deriz ki su yolunu bulur…

Su elementinin Arketipi Bilge’dir diyebiliriz.. Korkuyu bilgelik ve güvene dönüştürür. Ne zaman geri çekilip korunacağını, ne zaman sessiz ve sakin kalmak gerektiğini bilir, dikkatlidir, sabırlıdır, zekidir…

Su elementi içinde gizemli hayat bilgisini taşır. Su elementi yaşamın temelidir. Yeterli su olmadan ölürüz, kururuz…

 SU ELEMENTİ DENGESİZLİĞİNDE

Korkunun iyi yönetilememesi durumunda, iç sesimizi sessizleşip dinlemediğimiz zaman, rezervlerimizi bilinçsizce harcadığımız zaman yaşam gücü zayıflar ve uyumsuzluk başlar. Bilgelik ve güven duygusu yerini korku ve kuşkuya bırakır. Dengeden çıkmış bir Su elementi kişisi, güvensiz tavırlar sergiler, her şeye şüpheyle yaklaşır, iradesini kaybedebilir, çaresizlik ve tükenmişlik sonucunda da kaderine boyun eğme durumuna gelebilir.

SU ELEMENTİNİ «DENGE»LEMEK İÇİN

Su Elementini dengelemek için kişi kendini tüketecek kadar faaliyet ve sorumluluk üstlenip te aşırı zorlamaması gerekir. Enerji ve dengelerini korumak adına, meditasyon yapmalıdırlar. Hayat ile başa çıkması için, iç sesiyle bağlantıya geçmesi gerekir. Arkadaşlar, eşler ve çocuklardan uzak sessiz ve dingin ortam yaratmalıdır. Su elementinin hayatta kalabilmek için akla bilgiye ve zekâya ihtiyacı vardır. Bilgi su elementinin işidir… Geniş bir yelpazede bilgiye sahip olmak yaşamda güvenle ilerlemeyi sağlar. İnsan bildiği şeylerden korkmaz. Karşısına engeller çıktığı zaman bilgeliği ile yeni yollar bulacaktır. Engeller karşısında ezilmiş hissettiğinde ise bunları yönetebileceği parçalara bölmeli, kapasitesini zorlamamalıdır. Su elementinin vücudumuzdaki organ karşılığı böbreklerdir. Dengesizlik olduğunda böbrekler zarar görmeye başlar. Aşırı egzersiz ve spor yapmaktan kaçınmalı, uykusuz kalmamalı, fazla tuz tüketmemeli, yeterli su almalıdır.

AĞAÇ

Ağaç elementinin mevsimi İlkbahardır. Havalar ısınmaya, günler uzamaya başlar. Mucizevi doğa tekrar kış uykusundan uyanmaya, ağaçlar filizlenmeye, çiçekler tomurcuklanmaya başlamıştır. Artık kışın Yin Enerjisi, yerini Yang Enerjiye bırakmaya başlar. Artık içe dönme ve büzüşme dönemi sona ermiştir. Bundan sonra, genişleme ve büyüme zamanıdır…

Ağaç elementinin rengi yeşil, şekli dikdörtgen, vücutta karşılık geldiği organı karaciğer ve gözler, tadı ekşi, duygusu da öfkedir…

Ağaç yeni başlangıçları, gelişmeyi ve büyümeyi sembolize eder… Her şeye hayat veren olumlu bir yapısı vardır Bu olumluluk bizim duygularımıza da yansır; biz de içimizde giderek büyüyen coşku ve yeni heyecanlar hissederiz. Ağaç Elementi yaşamlarımıza umut getirir, yeni gelişme, canlılık, girişimcilik ve iyimserlik getirir.

Doğanın kendini yenilemesi gibi bizim de yeni başlangıçlara, olumlu düşüncelere, minnete ve eski her türlü eşya-kişi-duyguyu yenilemeye ihtiyacımız vardır.

Güneşe doğru büyüyen bir ağacın sabırla önündeki engelleri aşıp geçmesi lazımdır. Buradaki hayatta kalma becerisi, diğer bitkilerle güneş ışığı ve su için rekabet anlamına gelir.

Ağaç elementi de, hedef odaklıdır. Öncü bir ruha sahiptir, yaratıcıdır, hedeflere ulaşmak için yeni yolları görür. Faydalı olmayan şeyler üstünde tekrar çalışır, planlı bir şekilde hareket eder. Gerekli durumlarda yeni yönlere sapmak için hazırdır.  Yoluna çıkan kişilerle tartışmaktan ve yüzleşmekten çekinmez. Savaşçı yönü vardır.

Ağaç elementinin genel doğası iyilik ve yardımseverlikle ilgilidir… İnsanları da yumuşak kalpli ve etrafına karşı son derece yardımsever insanlardır. Nasıl ki ağaç etrafını korur, ağaç insanları da genelde korumacı olurlar… Sırtınızı onlara rahatça yaslayabileceğiniz kişilerdir. Her zaman sağlam, kuvvetli ve destekleyicidirler.

AĞAÇ ELEMENTİ DENGESİZLİĞİNDE

Hayatının kontrolünü kaybetmekten doğan öfke Ağaç elementinin duygusudur.

Ağaç insanı, İlkbaharın yenilenme ve yeniden doğuş enerjisi ile olan bağını kaybettiği zaman hayatını planlamaya yönelik öngörüsünü, esnekliğini ve becerisini de kaybeder ve etrafını kontrol altına alma güdüsüyle hareket edip, çatışmalar yaşamaya başlar. Kontrolü kaybetme hissi, en büyük stres kaynağı olup, öfke, düş kırıklığı ve kaygıya sebep olur. Öfkesini dürüst ve doğrudan bir şekilde ifade edemeyip, kırıcı, ısrarcı, fazla eleştirici ve yargılayıcı olabilir. Öngörü kaybıyla gideceği yönü görememekten oluşan çekingenlik ve güvensizlik yaşayabilir.

AĞAÇ ELEMENTİNİ «DENGE»LEMEK İÇİN

Ağaç insanının sadece kendi kontrol edebileceklerine odaklanması gerekir. Dış koşulları her zaman denetlemek mümkün değildir. Hedefe gidecek yolda listeler yapmak, görevler oluşturmak da kişide zaman baskısını azaltır.

Ağacın dalları ve gövdesi çok az esnerse, kuvvetli bir fırtınada hayatta kalma şansı daha azdır. Dalları kırılacaktır. Kişinin de öngördüğü hedefe giden yolda, gerekli zamanlarda planlarını esnetmesi, tutucu davranmaması, değişikliklere açık olması gerekir. Aksi takdirde, kendini aşırı stresli durumlarda bulabilir.

Önüne koyduğu hedefte, detaylarda boğulmayıp, geleceği görmeye çalışmalıdır… Ümit ettikleri gibi sonuçlanmayan bir kararı da, sonradan didiklemenin veya üstünde sızlanmanın kimseye faydası yoktur.

Nasıl ki bir ağacın gelişip büyümesi zaman alır. Ağaç insanının da sabretmeyi öğrenmesi gerekir. Herhangi bir şeyin çabucak değişmesi veya gerçekleşmesi yönünde beklentisini azaltmalıdır..

Hedefine ulaşamamak, değişiklik yapamamak, istediği şeyi elde edememek, öfkeyi arttırır. Duyguyu sağlıklı bir şekilde yönetmek için, dışardan bakmak lazım. Tepki vermek yerine öfkeyi gözlemleyerek, duygusunu yönetmelidir.

Aynı anda çok fazla hedef koymaya, çok fazla plan yapmaya çalışmamalıdır.  Bu noktada zaman baskısı da devreye girerse fazla stres yapabilir.

ATEŞ

İlkbaharın ardından gelen mevsim Yaz’dır. Enerji artık iyice olgunlaşmış ve çiçek açmıştır. Yang Enerjinin zirve yaptığı dönemdir. Evrendeki en önemli enerji kaynağı olan Güneş Ateş elementidir. Ve de Güneş artık en canlı ve sıcak haliyle tepededir. Ateş, Sıcak havayı, alev gibi parlamayı, ışıldamayı, doğanın doymuşluğunu temsil eder. İçimizi ısıtan bu sıcaklık duygularımıza da Ateş elementinin özellikleri olan iyimserlik, neşe, tutku,  sevgi ve heyecanı katar…

Ateş elementinin rengi kırmızı, şekli üçgen, vücutta karşılık geldiği organı kalp, kan ve dil, tadı acı, duygusu ise sevinçtir…

Yaz’ın sıcaklığı duygularımıza da yansır. Ateş insanları yerinde duramaz, enerjik ve konuşmalarında heyecanlıdır. Sevgi dolu, iyimser ve güler yüzlüdürler. Ateş elementi kişiye hareketlilik ve genişleme sağlar. Bu şekilde hayattaki hedeflere ulaşmada itme gücü kazandırır. Ateş bize dış dünyaya katılma, ilişkiler kurma, yaşamla ilgili istek ve heyecan duymamızı sağlar. Neşe ve mutluluk hissi verir. Eğlence ve heyecan katar.

Ateş elementinin ışığı yolumuzu aydınlatır. Ateş elementi insanları yol gösterici iyi öğretmen ve liderlerdir. Bir yerde, heyecan, sıcak ve neşeli tavırlarıyla hemen insanları kendilerine çekerler. Başkalarına ilgi gösterirler ve çoğunluğun iyiliğine önem verirler. Hayal güçleri kuvvetli ve yaratıcıdır. Başkalarına ilham verirler.

Küçük bir kibritin alevi o kadar etkili olmasa bile büyük bir yangın koca bir ormanı yok edebilir. Ateş insanının aşırı tutkulu yapısı ve coşkusu bazen etrafındakilere zarar verebilir. Aynı fazla güneşten kaçan insanların gösterdiği tepki gibi… Daha tutarlı ve dengeli olmayı öğrenmelidir.

ATEŞ ELEMENTİ DENGESİZLİĞİNDE

Ateş elementi dengesizliğinde kişi hayata karşı ilgisizdir, durgundur. Heyecanını kaybetmiş, mutsuzdur. Kafa karışıklığı yaşar, o yüzden de asabileşir, huzursuzlanabilir. İyimserlik artık yerini kaygıya bırakmıştır.

ATEŞ ELEMENTİNİ «DENGE»LEMEK İÇİN

Açık kalplilikle dolu dolu sevmek, yaşanılan kırılganlığı azaltır. Etraflarında sevgi duyacağı ve seni seviyorum diyeceği kişilerin sayısını arttırması gerekir. İyimser olduğu zaman, terslikleri düzeltebileceğini, stresle başa çıkabileceğini, zor durumların üstesinden gelebileceğini bilmelidir.

Ateş enerjisinin duygusu neşe, sesi kahkaha yani gülmektir. Kahkaha en iyi ilaçtır. Mizah yönü kuvvetli arkadaşlarla zaman geçirmek, komedi filmleri izlemek ve gülmek beynimize de mutlu ve neşeli olduğumuz mesajını verir.

Sevilen, moral veren ve keyif alınan arkadaşlar ve aile bireyleri ile zaman geçirmelidir. Ateş türü neşe ve eğlence ile gelişir, büyür. Gün içinde, ister hobi olsun, isterse işi bırakmak,  kendisini eğlendirecek zamanlar yaratmalıdır.

Kalp ve Damar konuları Ateş elementinin uyumunda çok etkilidir. Kalp sağlığını koruyacak egzersizleri günlük rutine almak gerekir. ( yürüyüş, aerobik…)

 



X