MEKANLARDA RENK ETKİSİ ve FENG SHUİ - Made in Feng Shui
18205
post-template-default,single,single-post,postid-18205,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-theme-ver-9.3,wpb-js-composer js-comp-ver-4.12,vc_responsive

MEKANLARDA RENK ETKİSİ ve FENG SHUİ

MEKANLARDA RENK ETKİSİ ve FENG SHUİ

MEKANLARDA RENK ETKİSİ ve FENG SHUİ

Yaşadığımız dünyayı renksiz düşünebilir misiniz? Ateşin kırmızısını, gün batımının turuncu geçişlerini, gökyüzünün mavisini, gökkuşağının tonlarını, ormanın yeşilini sadece siyah- beyaz olarak görsek hayata dair heyecanlarımız aynı yoğunlukta olur muydu acaba? Hiç sanmam. Sürekli aynı siyah- beyaz filmi seyretmek gibi olurdu bence.

Farkında olalım ya da olmayalım hepimiz renklere tepki veririz değil mi? Dolayısıyla renklerin duygularımız üzerindeki etkisini yok saymak mümkün değildir. Bu etki bizim geleneklerimiz, deneyimlerimiz, kültürümüz, inançlarımız, hayata bakış açımız, tercihlerimiz ile de yakından ilgilidir. Kimi renkler duygularımızda olumlu etkiler yaratırken, diğerleri ise bazen bizi rahatsız eder. Aslında mekânlarımızda yarattığımız estetik sadece tek bir renkte değil, bütün renklerin ahenkli ve dengeli birlikteliğindedir.

Evet önümüz sonbahar, okul mevsimi, yazlıklardan dönüş zamanı… Pandemi dönemini daha çok mekânlarımızda geçirdik ve şimdi biraz da mevsim geçişinden veya tadilat ihtiyacından ruhumuzun da, mekanlarımızın da yenilenmeye, renklenmeye ihtiyacı var. Renkleri kullanarak da yaşadığımız mekânlara hayat katabilir, yaşam alanlarımıza yeni bir kimlik kazandırabiliriz. O zaman daha bilinçli olarak seçimlerimizi yapmak için yazıyı sonuna kadar okumakta yarar var… Seçeceğimiz renk mekânımızın fonksiyonuna, içinde geçirdiğimiz süreye, Feng Shui esaslarına uygun mu?

Feng Shui’de renkleri kullanarak 5 elementi dengelemek mümkün. Her renk grubu,  bir elementi temsil eder ve her rengin bir duygusu, üzerimizde yarattığı bir etkisi vardır. Feng Shui’de canlı renkleri Yang Renkler, pastel renkleri ise Yin Renkler olarak adlandırırız. “Denge” Feng Shui’nin kilit kelimesidir ve her şey de olduğu gibi, yaşadığımız mekanları dengeli bir Yin-Yang renk çeşitliliği ile donatmak, mekânımızın içindeki enerji akışını da dengelemiş olur.

Şimdi gelelim elementleri temsil eden başlıca renklere; Ateş Elementinin renkleri; Kırmızı tonları, turuncu, mor, canlı pembe, fuşya, turuncu, parlak sarı vbg. Toprak Elementinin renkleri; Bej, kehribar sarı, hardal, pişmiş toprak, kahverengi,  krem, kum rengi vbg. Metal Elementinin renkleri; Metal renkleri olan gümüş, altın, bronz, kurşun, bakır,  Beyaz, gri vbg. Su Elementinin renkleri; Siyah, koyu lacivert vbg. Ağaç Elementinin renkleri; Yeşil ve mavinin tüm tonları, açık kahverengi vbg. olarak sayılabilir.

Enerji haritasına ve elementlere göre yapacağımız dengeleme dışında, yaşadığımız mekanlarda, yine bazı temel renk kullanma prensiplerine de uymalıyız.

Yang bir renk olan ve “Ateş” elementinin temsilcisi KIRMIZI, güçlü bir renk olduğundan uyarıcı ve canlandırıcıdır. Kırmızı; şans, verimlilik, bereket, mutluluk ile ilgilidir. Yılbaşında bereket için kapı önünde kırdığımız kırmızı narları düşününJ Siz de, etkinlik ve coşku ile ilişkili mekânlarda, örneğin salonda, giriş holünde, oyun odasında kullanabilirsiniz. Eğer ki sürekli planlama yapıyor ama bir türlü eyleme geçiremiyorsanız, kırmızının vereceği ivme ve canlandırma etkisini, diğer odalarınızda, kırmızı aksesuarlar ekleyerek yaratabilirsiniz. Kırmızı renk, ocak gibi kuvvetli bir “Ateş” elementinin olduğu mutfaklarda, etkiyi arttıracağı için genellikle tercih edilmemelidir.

TURUNCU da Yang bir renktir ve “Ateş” elementini temsil eder. Neşe, mutluluk, yaratıcılık, doğurganlıkla ilgilidir. Aynı kırmızı da olduğu gibi, enerjinin aktif olmasını istediğiniz mekânlarda kullanmayı düşünün.  Örneğin, yaratıcılığınızı kullanacağınız sizin veya çocuğunuzun çalışma odası olabilir. Yumuşak ve pastel tonlarını ise, yatak odanızda biraz romantizm katmak için, Yin renklerle dengeleyerek düşünebilirsiniz.

Diğer bir Yang renk olan SARI ise;  aydınlığın ve bilgeliğin rengidir. Sarı,  egoyu, yargıyı, analiz yeteneğini, mantığı uyarır. Kişisel gelişimin rengidir.  Yine, zihin üzerindeki uyarıcı etkisiyle çalışma, eğitim ya da yaratıcılık faaliyetleri ile ilgili mekânlarınızda kullanabilirsiniz. Umutlu ve neşeli hissettirmesinin nedeni Güneşi hatırlatması olmasınJ  Ancak unutmayın,  fazla ve yerinde kullanılmayan sarı renk, duygularınızda, asabiyet, gerginlik ve korku yaratabilir.

Yin bir renk olan YEŞİL; huzuru, uyumu, dengeyi sembolize eder, dinlendirici ve tazeleyicidir, gelişim potansiyelini temsil eder. Büyümeyi, gelişmeyi, yeniden filizlenmeyi temsil eden “Ağaç” elementinin temsilcisi Yeşil, doğayı çiçeklerinizle beraber evinize taşır. Dinlenme ve uyku ile ilişkili her mekân için uygun bir renktir. Yatak odanızda duygusal gelişimi, içsel gelişimi, çalışma odanızda ise mesleki gelişimi destekler. Bu özelliğinden dolayı da hem aktif, hem de pasif kullandığınız mekânlarınızda uygulayabilirsiniz.

Yine bir “Ağaç” elementinin ve gökyüzünün de rengi olan MAVİ; sonsuzluk ve huzuru çağrıştırır. Aynı gökyüzünün sonsuz dinginliği gibi, yatıştırıcı, rahatlatıcı ve güven verici özellikleri nedeniyle, siz de dinlenme mekânlarınızda, yatak odalarınızda, banyolarınız da kullanabilirsiniz.

“Ateş” elementini temsil eden MOR ise;  sezginin, spiritüel yeteneklerin gelişimini teşvik eder. Yang bir renk olmasına rağmen, pastel tonlarını yatak odalarınızda kullanabilirsiniz. Çalışma odanızda kullandığınız mor renk ise yaratıcılığınızı teşvik edecektir.

Bir başka Yang renk olan ve “Metal” element ile ilişkilendirilen BEYAZ; aslında rengin yokluğudur. Saflığı, masumiyeti, dürüstlüğü, temizliği simgeler. Ama aynı zamanda, duygularımızda, soğukluk, donukluk, çıplaklık hissi de uyandırır. Tek başına kullanmak donukluk hissi yaratacağından,  başka canlı renklerle dengeli olarak kullanın. Bembeyaz döşenmiş bir ev veya bir mutfak hayal edin. Laboratuvar gibi steril hissiyatı doğuracağından davetkar ve sarmalayan bir mekan olmaktan uzaktır.

Diğer bir Yin renk olan SİYAH ise, gizemi ve bağımsızlığı temsil eder. Bütün renkleri emen Siyah, gecenin de rengidir. “Su” elementi ile ilişkilidir ve birlikte kullandığınız renk ile birlikte özellikleri değişir. Yoğun olarak kullandığınızda depresyona sebep olacağından dolayı mekânlarınızda baskın renk olarak kullanmayın.

Unutmayalım ki evlerimizde boya badana yaptırırken, ya da mobilyalar ve aksesuarların rengini seçerken, aslında o mekânın kimliğini oluşturuyoruz.  Bu renkleri sadece duvarlarda kullandığımız boya renkleri olarak düşünmeyin. Evinizde kullandığınız aksesuarlar, koltuk, yatak örtüsü renkleriniz, hepsi buna dâhil.

Her mekânın renklerle ve elementlerle donatılmış bir kimliği vardır ve içinde yaşayanlar ile sürekli etkileşimde bulunur. Ya siz; mekânlarınıza hangi renkleri seçtiniz? Seçtiğiniz renkler mekânınızın elementlerine uygun mu? Sizler de hangi duyguları uyandırıyor? Mekânlarınıza nasıl bir kimlik vermek istiyorsunuz?

Hayatınıza biraz heyecan, eğlence, cesaret ile bir tutam renk katmaya başlayın…



X